Kyoto Tapınakları

2 yıl önce Yazar: Kategori: AH ORADA OLSAM Etiket: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Kyoto,  Tokyo başkent olmadan önce 1000 yıldan fazla bir süre boyunca Japonya’ya başkentlik yapmış ve bu zaman içerisinde en güzel Japon sanatı, kültürü, dini ve düşünce tarzının yeri olmuştur.

Ağırlıklı olarak bu  tapınaklar ortak özelliği  ; sağlam ve etkileyici mimariye  sahip olmaları , muhteşem doğanın ve  çiçek açan özel  kiraz ağaçları  içinde bulunmalarıdır.

Zen felsefisin değişmezi olan sadelik , bu tapınaklarda kendini göstermektedir.

Yapımlarında tek bir çivi bile kullanılmamış olmasına  rağmen Japonya’da gerçekleşen birçok depreme karşın  sapasağlam durmaktadırlar.

Kyoto Bölgesindeki Tapınaklar :

Kiyomizu-dera Budist tapınağı

Rokuon-Ji tapınağı

Saionji Tapınağı

Tō-ji Tapınağı

Daigo-ji Tapınağı

Tenryū-ji Tapınağı

Kamigamo Mabedi

Shimogamo Mabedi

 

Bu arada merak edenler için Kyoto Bölgesi , Japonya’da  Geyşa kültürünün en yaygın bulunduğu yerdir.

Geyşalık ile ilgili bilinenlerin aksine alıntı bir bilgiyi paylaşmak isterim :

 Geyşa ne demektir:

17. yüzyıldan bu yana eğlence hayatında erkeklere  şarkı, dans, sohbet ve oyunlar ile eşlik eden kadınlara verilen ad.
Japonya eğlence dünyasında çalışan diğer kadınlardan farklı olarak, geyşalar mesleklerini ömür boyu sürdürebilir. İyi bir geyşa olmak için güzellik ve gençlikten çok, güzel sanatlara ve müziğe olan yetenek, tatlı dil ve müşteriyi iyi ağırlama gibi özellikler önemlidir. Bu yüzden ileri yaşlarda da geyşalığı sürdürmek mümkündür. Mesleği bırakan geyşalar genellikle, bar ya da restoran işletmek gibi eski işleriyle bağlantılı işler yaparlar. Müşterileriyle evlenip işi bırakan geyşalara da rastlanır.Geleneksel geyşalık mesleğinde her geyşanın duygusal, cinsel ve ekonomik olarak ilişkide olduğu bir dannası, yani koruyucusu vardır. Ancak günümüzde koruyucuya sahip olmak ya da olmamak geyşanın kararına kalmıştır.II. Dünya Savaşı’na kadar olan dönemde geyşa olarak yetiştirilmiş bir kızın, geyşalık seviyesine gelebilmesi için ”mizuage töreni” yapılırdı. Mizuage töreninde geyşa, tam bir eğitim aldıktan sonra hatırlı bir müşteriye çok büyük paralar karşılığında bekâretini verir; çoğunlukla aldığı paranın büyük kısmını kendini yetiştiren geyşa evine eğitim masrafları olarak öderdi.
Nerede olursa olsun, bir geyşa en az birkaç sanat dalında eğitim görmek zorundadır yoksa ”geyşa” olamaz
Bu eğitim genel olarak birkaç tür geleneksel dans, şamisen çalma ve birkaç makamda şarkı söylemeyi kapsar.
Oben

Hedonist / Çevre Dostu / Özel bir şirkette Ürün Müdürü / Spor Sever / Doğa Sever / Müzik Sever / Rakı Balık Sever / The Hedon'u Ailecek Takip Eden Harmoniac / Ateş Seven / Hikaye Yazmayı Seven Sıradan Biri

  • Yazıları: 303 gönderi