Birbirine aşık zeki bir çiftin acıtma haline dönüşen durumları


0

Tohumlanırken, tiyatronun gerçekten hayatın aynası olduğunu düşünürdüm.

Çiçek açtıktan sonra ise, hayatın kendisinin tiyatronun aynası olduğunu düşündüm.

Kendimi bildim bileli ise hep merak ettim, nasıl bir şey olduğunu nerelerden, kimlerden geldiğini…

Maskeleri, farklı kimliklere bürünme halini, hatta eski dönemlerdeki iktidarın propaganda aracı olarak kullanılmasını vs…

18 yaşına geldiğimde, tiyatrocu olacağım demiştim. Klasik, meslek bilezik hikayesi olmadı gitti.

Üniversitede denemedim değil. Sahne tozu bile yutmuşluğum var, lakin devamı gelmedi tabi.

Ben, çok fazla saygı duyarım tiyatro oyuncularına . Hep bir merak ederim özel hayatları, siyasi kimliklerini sosyal sorumluluklarını…

Eleştirmenlerini sevmem pek. Bence her mesleği eleştirebilirsiniz ; ama tiyatro farklı bir durumdur . İzleyici, zaten göstermiş olduğu ilgi ile ilgili oyunu eleştirir.

Tiyatrocuya meslek sahibi demek te nedense enteresan geliyor bana.

Bazı oyunlar vardır ki örneğin kaç kuşak oynar hesabını bile yapamazsınız. Şimdi bu oyunu eleştirmek kendi ustasının haricinde artistlik yapmaktan başka bir şey değildir bence.

Ucuz ve eğitici idi şehir ve devlet tiyatroları . Her fırsatta giderdim . Hala bakarım ne var, ne yok diye.

Sonra malumunuz şehir tiyatrolarının yönetimi sonrasında oyunların adları, son olarak ta kimlikleri değişti.

Devlet tiyatrolarının da bir bölümü  sitkom tadında olmaya başladığından bu arayı değerlendiren özel tiyatrolar sıkı oyunlar koymaya başladı.

Münferit oyunları ayırmak gerekir.

Örneğin Devlet tiyatrosunda Profesyonel diye bir oyunu izledim ki akıllara zarar ziyan iyi idi.

Ben de başladım 1-2 yıldır özel tiyatrolarda iyi oyunlar aramaya .

Tabi bu dönemde dizi çekirdek kültürü malumunuz.

Vallahi belgeselden başka bir şey izlemem diyen adamlar bile her bir şeyden haberdar.

Sonra bu dizi oyuncuları bu özel tiyatroların oyunlarında oynamaya başlamasın mı ?

Bugüne kadar tiyatroyla yakından uzaktan ilgisi olmayan, bu muhterem çekirdek severler başladılar bu oyunlara gitmeye.

Hatta iş öyle bir noktaya geldi ki oyunun yazarı, konusu hatta isimleri bilinmeden ‘’bunun oynadığı oyun’’ ‘’ şunun oynadığı oyun’’ durumuna bile geldik.

Devletten yeterince ödenek alamayan özel tiyatrolarda ne yapsın bu durumlara hep göz yumdular . Genco Erkal ,Ferhan Şensoy hariç.

Bu isimleri yazarken bile saygı duruşuna geçmek gerektiğini düşünenlerdenim.

Tiyatronun ağır bir bedel ödenip karşılığı alınan bir mal, bir tüketim aracı haline gelmesine karşı olduğum için de uzunca bir süre gitmedim.

Param yoktu gidemedim belki de, ne bilim tatsız bir durumdu işte.

Şimdi bu yazının esas amacı muhteşem bir oyun izlediğime inandığım ‘’Kim korkar hain kurttan  ‘’oyunu

İşin ironik ve bir o kadar da  trajik tarafı burada başlıyor.

Oyun hakkında bilgi sahibi olabilmem böylesine muhteşem bir oyun izleyebilmem aileme ısmarladığım bir tiyatroya toplam net askeri ücretin 4 te birini vermek zorunda kaldım.

Burada bayat solcu edebiyatı yapacak değilim. Ama Tiyatro gibi ruh halini bu kadar değiştiren, seni eğiten, dünya hakkında bilgi sahibi olman gereken bir sanat dalının iyi bir oyununu, ayda maalesef en fazla bir kere izleyebileceğim.

Memleketin neden belirli bir kitlesi işin hep kaymak tarafını alıyor da büyük bir çoğunluk posa ile geçiştiriliyor.

Bahsettiği şey lüks bir tüketim değil ki !!! Bahsettiği şey hani ağızınızda sakız olan ‘’eğitim şart ‘’ dediğiniz şey var ya işte onun ta kendisi.

Bir memleketin en gerekli ihtiyaçlarından biri de bence budur . İyi oyunu herkes izleyebilmelidir. Farklı hayatları görmek, farklı dünyaları bilmek herkesin hakkıdır !

Turneyi 30 Tl yapınca turne mi oluyor bunun adı ? Kaymak tabakaya turne başlığı kaldırılmalıdır.

Toprak ağasına turne !!!

Ben, sadece bir seyirci olarak, belki de sığ bir şekilde eleştirebilirim…

Muhakkak ki işin çok daha derin , hatta siyasi tarafları vardır.

Gezi olaylarında gençlere sağlık desteği sağlayan Dostlar Tiyatrosu’nun ödenek sorunu başka nasıl açıklanır ?

….

Hayatımda belli başlı insanları hep merak etmişimdir hatta ölmeden de tanışmak istediklerim vardır.

Öyle tiplerini falan değil . Işıklarını, bakışlarını ne bilim büyüsünü mesela.

Mesela, Uğur yücel kitabındaki yazdığı karakterler gibi karanlık, esrarengiz midir ?

Ya da Selim İleri hakikaten eskiye bu kadar bağlı oburcuğu bu kadar mutfakta mıdır?

Murat Belge mesela, rakı içerken ki muhabbeti, meddahlığı nasıldır ?

Zerrin Tekindor hakikaten bu kadar mutluluk muskası mıdır ? Ya da Tardu denen gerçek tiyatrocu adam bu kadar gergin ve karizmatik midir?

Gibi gibi…

Kim korkar hain kurttan oyunu” nasıl anlatılır bilmiyorum ama Zerrin Tekindor bir röportajında çok güzel özetliyor,

‘’ Birbirine aşık müthiş zeki bir çiftin çok zevk aldıkları bir acıtma haline dönüşen durumları’’

Bu cümleyi haydi düşünün durun bakalım. Leblebi rakı yapın bir daha düşünün…

Uzun zamandır ağızım açık izlediğim, üzerine saatlerce konuşmak isteyebileceğim ve param olursa bir daha gidip en ön sıralardan izlemek isteyeceğim sıkı bir oyun.

Zerrin Tekindor ve Tardu  Flordu’nun müthiş oyunundan bahsetmiyorum bu çok klişe bir cümle olur . Müthiş uyumundan, samimi ve yüksek performans oyunundan bahsediyorum.

Bu oyun 3 kere ara verdi 33. Kere de ara verse her bir perde de yine koşa koşa ağızım açık gider izlerdim.

Kara komediye çok güzel bir örnekti. Gerçek yaşayan her insanın dönemsel yaşadığı durumları, karakter ve delilik halleri bu kadar güzel anlatılırdı.

Sahnenin her bir alanı kullanıldı, dakikada çok fazla insana dönüşülüdü. Aşk nefret ilişkisi her bir çığlıkta vardı.

Ne yapın edin gidin bu oyuna . Gerekirse; o dönem evde peynir ekmek yiyin ama gidin . Sevdiğiniz insanlarla gidin, gerçek dünya ile yüzleşin…

 

 

kim korkar hain kurttan tiyatro oyunu (1) kim korkar hain kurttan tiyatro oyunu (2) kim korkar hain kurttan tiyatro oyunu (3) kim korkar hain kurttan tiyatro oyunu (4) kim korkar hain kurttan tiyatro oyunu (5) kim korkar hain kurttan tiyatro oyunu (6)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Oben

Hedonist / Çevre Dostu / Özel bir şirkette Ürün Müdürü / Spor Sever / Doğa Sever / Müzik Sever / Rakı Balık Sever / The Hedon'u Ailecek Takip Eden Harmoniac / Ateş Seven / Hikaye Yazmayı Seven Sıradan Biri

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format