Keltler’in Ateş Festivali


0

İlgimi çeken bir filmin muhteşem son sahnesi ;

Savaşçı adam ölmüş ve bir tören hazırlanmıştı. Kendi uzun burunlu kayıklarına savaşçıyı koydular, yelkenlere yön verip kayığı ateşe attılar. Sonrasında ise sonsuzluğa uğurladılar .

Ruh ateşe karışmalıydı …

Müthiş bir sahne idi …  Dolunay eşliğinde kapkaranlık sularda yanan bir kayık ve içinde onurlu bir savaşçı.

Kelt , Galli ,Galatai adına ne derseniz deyin sıkı adamlarmış. Romalılar ortaya çıkana kadar göçebe şekilde yaşamışlar, toplum için fıçı üretmiş gelecek için ateş yakmışlardır. Sonrada Romalı’lar gelmiş fıçılarında bira içip” Galli ”demişler.

Komün hatayın çok keyifli anlatıldığı Asteriks ve Oburiks hikayelerinde olduğu gibi bütün gün yemek yer, dans eder çok yedikleri için kavga edip yediklerini eritir tekrardan yemek yer sonrasında ise yine dans ederlerdi.

Hatta yas günlerinde bile dans ederlerdi ;ama bu sefer saat yönünün tersine dönerlerdi ne ilginç değil mi hep dans sadece yön değişiyor.

Bu Kuzey Avrupa’nın sahibi güzel insanlar, zamanla dağılıyor ; fakat asimile olmuyorlar.

Esas konumuza gelecek olursak ;

Edinburgh’un Beltane Festivali‘nin kökeni, İskoçya’nın ve İrlanda’nın Hristiyanlık öncesi Galik (İskoçya, İrlanda ve Man adası’nın Galce konuşan halklarının) zamanından gelmektedir. Beltane sözcüğünün, Gal Kelt diline ait “parlak, kutsal ateş” sözcüğünden türediğine inanılmaktadır.

Up-Helly-Aa” olarak adlandırılan festival Vikinglerin 1000 yıl önce adaya gelişini, bir nevi Norveç mirasının kutlanması niteliğinde idi..

Viking savaşçıları “guizer”in şefinin işaretiyle güneş tam battığı zaman başlayan festival ellerinde meşale tutan binlerce kişinin onları yakmasıyla başlardı. Halk, festivale Viking miğferleri, koyun postları, baltalar ve kalkanlarla katılırdı. Gruplar davullarını çalarken, bir Viking gemisi de adanın sokaklarında gezmeye başlardı. Davulların susması ve geleneksel şarkıların söylenmesinin ardından Viking gemisi şehrin meydanından suya indirilip yanan meşalelerle tutuşturulurdu. Geminin batması ve bu sırada çıkan dumandan sonra havai fişek şovu festivali tamamlardı.

Tüm Beltane festivallerinde yaygın olan ortak geleneksel unsur, ona ismini veren “ateş” idi. Topluluğun bütün ateşleri söndürülüyordu ve yeni, kutsal bir “Ayin Ateşi” (sürtünme ile çıkarılan), köyün reisi ya da manevi lideri tarafından yakılıyordu. Bu kaynaktan, bir ya da iki şenlik ateşi yakılıyordu ve topluluğun hayvanları, bunların içerisinden ya da arasından geçiriliyordu.

Dumanın ve alevin, hayvan sürülerini saflaştırdığına ve bu şekilde, gelecek yılda onların korunmalarının ve iyi bir yavru sayısı sağlamalarının güvenceye alınacağına inanılıyordu.
Doğu Britanya’nın kuzeyinde güneş batmak üzereydi. Çiçek tarlaları henüz baharla yeni tanışmışlar, korseli elbisemin kırık beyaz eteklerine narince sürünüyorlardı. Küçük bir kelt kasabasının ilerisindeki bu büyülü yer ait olduğum eski hayatımdı. Gülüşmeler adeta içimde yankılanıyor, tanıdık geliyordu. Aslında dolunaya baktığımda bile birden çok kez bana şans verildiğini iliklerimde bile hissedebiliyordum. Bu manzarayı yalnızca yirmi senedir görüyor olamazdım. Düşüncelerime daha da odaklanıyor, kendimi keşfetmek için fazlasıyla sabırsızdım. Şimdi gözlerimi kapıyorum ve çiçek tarlalarına geri dönüyor, lavanta kokusunu içime çekiyorum. Kahve saçlı, keten gömlekli bir Druid beni kovalıyor, bense hızla ormana yöneliyorum. İki tane at bizim bekçiliğimizi üstleniyorlar adeta biz tarlayı terk ederken. Batan güneş bile hala sıcak hissettirmeye yetiyor. Havada şu minik uçan böceklerden var, bütün saçlarıma dolanıyor gibiler.  Onun beni yakalamak üzere olduğunu hissettikçe gülüşmelerimiz kocaman kahkahalara dönüşüyor. Sonunda ellerini belime doluyor ve beni heybetli çınarın altına nazik dokunuşlarla yatırıyor.  Gülümsüyoruz, bembeyaz dişlerini ve şefkatli gözlerini zar zor imajine edebiliyorum. Sessizliğimizi derin bir soluk kesiyor, ardından harfler havada dağılıyorlar sonra kulağımda bitiyorlar usulca. ” Eğer birini gerçekten seviyorsan, ona inanmak için hiçbir kanıta ihtiyacın yoktur. ” Parmaklarımı hafifçe soğuk toprağa gömüyorum. Onu öpmemek için kendimi zor tutuyorum ama dudaklarına yakınlaşmadan önce ona şu soruyu sormalıyım, ” Eğer ki ortada bir kanıt yoksa, nasıl tüm benliğinle inanabilirsin? ” Bana bir öğretmen edasıyla gülümsüyor, ve şöyle devam ediyor elini kalbime götürerek, ” Hissedersin, yalnızca hissederek…”


                                                                                                                                12.02.1882
Beltane Ateş Festivali  bir yanıyla da  ayinsel dramadır.
İlgimi çeken Beltane Ateş Festivali fotoğraflarını paylaşmak isterim ;
Beltane Ateş Festivali (1) Beltane Ateş Festivali (1) Beltane Ateş Festivali (1) Beltane Ateş Festivali (2) Beltane Ateş Festivali (2) Beltane Ateş Festivali (3) Beltane Ateş Festivali (4) Beltane Ateş Festivali (5) Beltane Ateş Festivali (6) Beltane Ateş Festivali (7) Beltane Ateş Festivali (8) Beltane Ateş Festivali (9) Beltane Ateş Festivali (10) Beltane Ateş Festivali (11) Beltane Ateş Festivali (12)

Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Oben

Hedonist / Çevre Dostu / Özel bir şirkette Ürün Müdürü / Spor Sever / Doğa Sever / Müzik Sever / Rakı Balık Sever / The Hedon'u Ailecek Takip Eden Harmoniac / Ateş Seven / Hikaye Yazmayı Seven Sıradan Biri

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format