Le Boheme Paris -Paris Gezisi


0

Sous le ciel de Paris !!!

 

Seine nehrinin üzerine kurulan romantik ve gergin şehirsin sen. 37 tane köprüyü hak edecek kadar da soylusun.

Kültür ve Bilgi birikimin harikulade ; lakin çok mu yukarıdan bakıyorsun başka taraflara ? Şıksın ve farklısın ayrıca  iyi kazanıyorsun.

Haftada 35 saat çalışıp geri kalan zamanlarda sokaklarda avarelik yapıyorsun  kendine ; kendin gibi naif zaman ayırıyorsun.

Zamanında çok gürlemiş, çok memleketten toprak araklamışsın ; ama şimdi köprü altında yaşayan siyahileri, sokaklarda masaj yapan uzak doğuluları çok ta fazla beğenmiyorsun . Hadi itiraf et ” güçlüydük, kudretliydik … Ne Cezayir’i bıraktık ne de Haiti’yi ”  de .

Çok şıksın be kardeşim … Çok yakıştırıyorsun ve çok zarifsin … Biraz çılgınsın ; ama deli diyemeyeceğim sana kusura bakma.

Geçmişine çok fazla değer verdiğin belli … Bu konuda dünyanın takdirini alıyor ve bir o kadar da turist çekiyorsun. Meydanların çok fazla geniş ve ihtişamlı . Parkların çok fazla yeşil ve özgür, müzelerin ise olması gerektiğindan çok daha fazla ilgi çekici  ve öğretici.

Sanat merkezlerin şehrin her bir yerinde hakkıyla sergileniyor ; ama nükleer gücün kadar etkin değil.

Bir seviyorum seni, bir sevmiyorum …

Zamanında çok çalmadın değil mi bugünkü müzeler için ?

Ama sen çok yaşa !!!

Yanına geçip saatlerce seyir keyfine doyduğum pastanelerin yok mu?  Ah o pastaların şekli, kurabiyelerdeki yaratıcılık, elmas gibi dizilen makaronların renkleri, otantik havan, bana ait olmak için acele etmeyişin,  asil bekleyişin …

Beni tahrik ediyorsun Paris …

İnce boyunlusun Paris, başımı döndürüyorsun, Uzaktan falan değil içindeyken daha çok seviyorum seni…

Yaşarken,  koklarken …

Neo  klasik misin ?  Barok musun? Greek misin?  Gotik mi ? Anlayamıyorum seni Paris.

Bir sokağın Beyaz , bir sokağın kapkara; ama boyutların hep aynı be Paris.

Dilini çok sevdim ben senin , ufacık yüzün ve kısa kesilen saçların ile birlikte nasıl da tatlısın sen öyle.

Metrolarına kim dil uzatıyor bakim senin ? Hangi korkaklar ? Fanus içerisinde yaşan insanlar ?

Yerin altından girdim her yerine Paris…

Bilmediğim, benden gizleyebileceğin hiçbir şeyin kalmadı senin.

Aşk gibisin Paris…

Bazen pasif direniş, bazen de  Concorde meydanında bir  giyotinsin.

Marquis de Lafayette  kadar aristokrat, Rousseau kadar jakoben misin sen ?

Tam olarak devrimci diyebilir miyiz sana ?

Simone de Beauvoir & Jean Paul Sartre ne ara becerdiniz bu kadar işi ?

Demokratik olduğunu  insanların kendine güveninden ve kafalarının dik olmasından anlıyorum .

Ah o ihtilal kanı yok mu …

50 yaşındaki ağızında prosu ve topuklusuyla   Vespasından inen kadın … Hadi oradan bu kadar da özgür olma…

Hey madan pardon… Bakmayın bana öyle … Görmedim ki bu kadar kendine güvenen kadın .

Gerdanlı hanımlar kulübü size söylüyorum .; Seksi olmadan nasıl bu kadar çekici oluyorsunuz ?

Heyyyy !!!  Pedikürün ve manikürün anlamını bilen var mı burada ???

Size söylüyorum aynaya bakmadan nasıl bu kadar çekici olabiliyorsun ?  İhtişamlı değilsin bakma öyle küstah küstah … kendini de bir şey zannetme …

Napolyon Bonapart’ın yüksek  tabanlı  ayakkabılarına dua et  sen Paris.

Çok rahat değil mi ? Dar paça pantolonlar la birlikte giyilen i fırıncı küreği babetler …

Ah Bonapart ahhhh…

Romanya da mıyız yoksa Victor Hugo ?

Nasıl bu kadar gotik  durabiliyorsun Notre –Dame ?

Yaşasın parkaların  !!! Yaşasın Montmartre !!!

Dali, neredesin göremiyorum seni ?

Sordum seni, uğramıyormuşsun buralara uzun zamandır  ???

Bu arada ölmeden önce ; Yaşasın Paris komünü !!!

22.45 hektar alan var … ‘’Hadi havuzlu site yapalım çocuğumuzu kapatalım dengimiz insanlarla büyüsün rantlaşalım ailecek ‘’

Bence Lüksemburg bahçesi olarak kalsın insanlar özgürlüğün tadını çıkarsın !!!

Lüksemburg dükü beni de alır mısın evlatlık ?

Şimdiki Lüksemburg Sarayı; Saray mısın? Hapishane misin ? Kardeşim karar ver ..

Çok bir ihtişamlı kesiyorsun parkta keyif yapan kitap severleri. Herkes gelip geçer ben kalırım dedin bile …

Louvre müzesi , haddini bil artık !!!  Bana günü mü geri ver !!!

Bu kadar dolu olmana dayanamıyorum.

Leonardo da Vinci,  Raphael, Paolo Veronese, Philippe de Champaigne, Jacques-Louis David …

Saygıyla eğiliyorum eserlerinize bakarken.

Tapılası adam Charles Baudelaire, özür dilerim senden . Kitaplarını okurken andığım kadar aynı sınırlar içerisinde hanımın rüzgarına kapılıp anamadım seni. Mezarına gelip iki kelam edemedik.

Bu söylediğin doğru mu diye sormak isterdim sana ;  ‘’ Her nerede değilsem orada mutlu olacakmışım gibi gelir’’  anti-hedonist insansın ; ama derinsin vesselam .

Champ Elysees ; gereksiz, kalabalık ve estetikten yoksunsun benim için .

Arapların tabaklarına doldurup yemediği yemek kadar gereksiz …

Yahudi mahallesi miydi hayatımda yediğim en güzel Fransız böreği  kiş ?

Anneanneme kafa tutan ilk haham  sen misin be patron ?

Montmartre ’ dan kafalar cilalı inerken miydi gittiğim en güzel bar ?

Amelie’ yi aradı gözlerim belki de gözükmek istemedi bana .

Leon’da  yediğim midye ve içtiğim bira en özelleri miydi?

Ya da arka sokaklarda yediğim geleneksel yemekler  ve gerçek kan kırmızısı şaraplar.

Abidin Dino’nun sıkça gittiği kafe ve resimleri en duygusal anım mıydı ?

Eyfel’in ışıklarının yanmasını beklemek  ise  en salak,  belki de en romantik zamanım

Hey sen ! Türk müsün abi Eyfel’e bakarken çekirdek çıtlayan çift ?

Bir film vardı Paris’e giderken aklımdan hiç çıkaramadığım sahnelerini hep düşündüğüm…

‘’ Les Amants du Pont-Neuf ‘’(Köprü Üstü Aşıkları) filmini bilir misiniz?

Juliette Binoche, Denis Lavant’ın harikalar yarattığı film.

Nasıl yazılır ? Nasıl anlatılır ki bu film ?

Yoksa Film de üzerinde derin hikayelerin geçtiği Paris’in en eski köprüsü olan pont-neuf ’e  oturmak ve filme düşünmek miydi en heyecanlı halim ?

Nouvelle Vague üzerine kafa patlatmaktı belki de en düşünceli halim.

Peynir komasına girmemdi  belki de en açgözlü halim .

Edith Piaf ‘ın, Enrico Macias’ın meşhur olduğu Olympia’da  Michel Sardou’yu dinlemem di belki en kabarık  halim .

Sorular ve düşündükçe  devam eden hikayeler …

Bu arada Varoluş özden önce mi geliyordu ???

Meydanlarınla, külü kendiliğinden düşen düşünceli insanlarınla, sanatın ve geçmişin ile , yapıtların ,metron ve sokak sanatçılarınla, peynirlerinle ,pastanelerin ve belirli akımların  çıktığı  şık kafelerinle, estetik sokak lambalarınla  hep var ol  turistik olmayan Paris

DSC_0007 DSC_0014 DSC_0034 DSC_0037 DSC_0039 DSC_0041 DSC_0121 DSC_0125 DSC_0135 DSC_0155 DSC_0158 DSC_0179 DSC_0198 DSC_0200 DSC_0229 IMG_1287 IMG_1340 IMG_1345 IMG_1406 IMG_1408 IMG_1413 IMG_1414 IMG_1437 IMG_1452

 

CSC_0015 CSC_0017 CSC_0050 CSC_0053 CSC_0062 CSC_0075 CSC_0076 CSC_0084 CSC_0086 CSC_0088 CSC_0096 CSC_0103 CSC_0140 CSC_0153 CSC_0208 CSC_0217 CSC_0230

paris gezisi (1) paris gezisi (2) paris gezisi (3) paris gezisi (4) paris gezisi (5) paris gezisi (6) paris gezisi (7) paris gezisi (8) paris gezisi (9) paris gezisi (10) paris gezisi (11) paris gezisi (12) paris gezisi (13) paris gezisi (14) paris gezisi (15) paris gezisi (16) paris gezisi (17) paris gezisi (18) paris gezisi (19) paris gezisi (20) paris gezisi (21) paris gezisi (22) paris gezisi (23) paris gezisi (24) paris gezisi (25)

 

paris


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Oben

Hedonist / Çevre Dostu / Özel bir şirkette Ürün Müdürü / Spor Sever / Doğa Sever / Müzik Sever / Rakı Balık Sever / The Hedon'u Ailecek Takip Eden Harmoniac / Ateş Seven / Hikaye Yazmayı Seven Sıradan Biri

2 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format