Ίμβρος – Imvros – Gökçeada


0

gökçeada rumlar

Yazmaya çalıştığım yazıyı, okumadan önce  bu videoyu izlemenizi önemle rica ederim.

http://www.youtube.com/watch?v=KhFLzDQAnbM

Bu videoyu izledikten sonra üzerine ne kadar yazılabilir inanın bilmiyorum.

İmroz’u düşünürken, aklım hep gerilere dönüyor,öteki olan hangimiz acaba diye?

Öğrendikçe geçmişini daha bir hüzünleniyor, çok daha kızıyorum her şeye, herkese.

Gökçeada ile ilgili sıradan bir tatil yazısı yazmak çok yakışıksız olacağından, adanın geçmiş tarihi ile ilgili birçok kaynaktan farklı araştırmalar yapmaya çalıştım. Yaşayanlar ile birebir görüşüp, geçmişlerini, düşüncelerini öğrenmeye gayret gösterdim.

İMBROS Burada Yalnız Ölüm Var Murat Yaykın fotosu

Bize öğretilen hiç bir tarih kitabında olmayan gerçeklerle yüzleşmek, Rumlara yapılan eziyetleri, çektirilen acıları öğrenmek …

Esasında her şey 1923 teki Lozan antlaşması ile başlıyor.Gökçeada, Bozcaada ile birlikte Türk Devletine bağlanıyor.

Lozan “Barış” Antlaşması’nın 1.bölümünün 1.kesimindeki“Topraklara İlişkin Hükümler” başlığının 14.maddesi ile 3. kesimindeki “Azınlıkların Korunması” başlığı altındaki 37 ile 45. maddeleri arasında açıkça belirtilmiş hükümlerden doğan tabi haklarından sadece bir tanesiydi.

Türk Hükümeti, Müslüman olmayan yurttaşların önemli bir oranda yerleşmiş oldukları kentler ve kasabalarda, bu Türk yurttaşlarının çocuklarının ilk okullarda kendi dilleriyle öğretim görmelerini sağlamak üzere, gerekli kolaylığı göstermesi gerekiyordu. Fakat bu sadece 3 yıl sürdü. 1927’de kabul gören 1151 no’lu bu kanun ile  Rum aileler söz konusu kanunun 14. maddesi uyarınca çocuklarına ana dilde eğitim veremedi. Devlet anlaşmaya uymadı .Rumlar 1951 yılına kadar ancak  kendi imkanlarıyla kendi dillerinde eğitim gördü. Menderes hükümeti Lozan’a aykırı bu uygulamadan geri dönerek 1951 yılında  Rum çocuklarının ana dillerinde eğitim görmeye başlamasını sağladı ki, bu süreç 1964  İsmet Paşa dönemine kadar sürdü. Sonrasında ise Rumların okulları kapatıldı.1964 i ile başlayan yıpratma süreci 1974 Kıbrıs hareketi  ile korkunç bir boyuta taşındı.

Devletin faşizan politikalarıyla birlikte, adanın yerlisini adadan uzaklaştırmak, bir daha geri dönmesin diye memleketin başka yerlerinden Müslüman cahil halkı buraya getirmek, istimlak politikasıyla Rumların arazilerine el koyup, bu arazileri memleketin ağır suçlularını getirmek için açık hapishane yapmak, bu suçluları Rumların üzerine saldırtmak, verimli alanları askeriye ye çevirmek, Rumların geçim kaynağı olan balıkçılığın yasaklanması, hayvancılığın ada dışına satımının yasaklanması ve akabinde gelen psikolojik baskı politikası sonucu 196o dan önce 6.000 lere ulaşan Gökçeada Rum nüfusu şu anda 200. Kendi topraklarına sahip çıkmak adına son yıllarda genç Rumlar büyük dedelerinden kalan yerlere geri dönüyorlar. Kalan evlerini, dükkanlarını onarıyorlar. Her birinin gözlerindeki kızgınlık zamanlayerini inanca bırakmış. Kimsenin durumu kabul ettiği yok, büyük bir çaba göstererek kendi adalarına sahip çıkmaya çalışıyorlar.

gökçeada rumları

En az on kişiyle geçmiş olayları konuşmaya çalıştım. O kadar kötü bir süreç yaşanmıştı ki kimse tekrardan o günlere dönmek,  yapılan eziyetlerden bahsetmek istemiyordu haklı olarak.

İMBROS Burada Yalnız Ölüm Var Murat Yaykın (2) İMBROS Burada Yalnız Ölüm Var Murat Yaykın (3) İMBROS Burada Yalnız Ölüm Var Murat Yaykın (4) İMBROS Burada Yalnız Ölüm Var Murat Yaykın (1)

Tüm bu dramatik göç sürecinin sonunda bugün varılan noktada yine Alan Gross’un raporundan yansıyan rakamlar çok çarpıcı: “Adalı Rumların en büyük göçü Kıbrıs’ta tetiklenen bir dizi yeni çatışmanın yarattığı yeni rahatsızlıkların ardından 1974 yılında gerçekleşti. Rakamlar yeterince açıklayıcıdır: 1960 yılında 5.487 Rum ve 289 Türk Gökçeada ‘da yaşarken, 1970 yılında bu rakamlar 2.571 Rum ve 4.020 Türk; 1985 yılında 472 Rum ve 7.138 Türk; 1990 yılında ise 300 Rum ve 7.200 Türk olarak gerçekleşmiştir . Şu anda resmi makamlar ve Rum topluluğunun da kabul ettiği gibi, yaklaşık 250 çoğu yaşlı adalı Rum tüm yıl boyunca adada yaşarken, 2.000 ile 4.000 kişi mevsimlik ziyaretçi olarak, özellikle de Noel, Paskalya ve Ağustos ortasındaki Meryem Ana’nın ölüm yıldönümü (Panayia) gibi dini bayramların kutlandığı zamanlarda atalarının ana yurtlarında vakit geçirmektedirler.

gökçeada rum eğlenceleri

DSC_0122

Her yeri fetih etme egosu  ne zaman bitecekti acaba ? Saygı ve anlayış denen olması gereken insancıl davranışları ne zaman görecektik  ? Yakın zamanda bile yağmalanan,saldırılan mezarlıklardan ne istiyoruz ? Nasıl hazımsızlık ve öfkedir ki bu hiç bitmiyor ve bitmeyecek…gökçeada rum mezarlık

gökçeada rum mezarları

”Hepimizin iki yaşamı var”der Fernando Pessoa.

Sahici olan;çocukluğumuzda düşlediğimiz yaşam…

Sahte olan ise, başkalarıyla ortaklaşa yaşadığımız…

Hiç bir Rum istikrarlı olarak çocukluğundaki düşlediği yaşamı yaşayamadı, devletin politikaları sonucu yaşatılmadı.

Gökçeada’da da mozaik şeklinde iç içe sevgi dolu yaşayan,  hatta yaşatılması için emek harcanan  köy Eski Bademli idi kanımca. Sonrasında ise Tepeköy gelebilirdi.

Hayatımın en güzel gecelerinden birini yaşadığım Bademli’yi nasıl unutabilirim ki ?  Yasu Sultana, Elaaaa,Elaaaa  !!!

Bademli köyü ile ilgili 3-5 satır yazmak isterim müsadeniz ile;

”Bayramın ilk günü Bademli sokaklarını dolaşıp fotoğraf çekmeye çalışırken bir meydanda masalar kuruluyor, insanlar yavaş yavaş meydana gelmeye başlıyor.Sonradan köy muhtarından öğreniyorum ki akşamında bayram kutlaması olacak, herkes evinden kendi içeceğini yiyeceğini getirecek. Selamlaşıyoruz ve ayrılıyoruz. Biz başka bir yerde yemeğimizi yedikten sonra benim aklım bu meydanda kalıyor.Gecenin ilerleyen saatlerinde tekrardan meydana geliyorum. Meydan dolmuş insanlar bir yandan sohbet ediyor bir yandan şarkılar söyleyip dans ediyor. İnanır mısınız bilmem ama ben bu sahneyi rüyamda görmüştüm evvel zaman önce. Rumlar, beni aralarına alıyorlardı.Ve aynısı birebir oldu. ”Oturmayın köşede gelin buyurun masamıza” dediler . Kalbimin nasıl çarptığını anlatamam sizlere. Upuzun bir masa yaş ortalaması 50-60 civarında kalender insan topluluğu. Her yerden bir kahkaha sesi, hikayelere dönüşüyor. Her biri o kadar güzel bakıyor ki …. Çok uzun zamandır görüşemeyen insanların hikayeleri, gerçek dostlukları, hüzünleri, mutlulukları ve dansları hatta türküleri şarkıları…

gökçeada ruml vatandaşlar

gökçeada rum fotoları

 

gökçeada bademli eğlence

Bu gece hissettiklerimi kaç satıra sığdırılabilir ki ?  Ya bu insanların yaşadıkları hayat, hangi zamana sığdırılabilir ?

Ne hikayeler ne hikayeler dinliyorum… Gözlerim doluyor , sonrasında bir coşku kaplıyor içimi…

Arkadaş , arkadaş diyerek şarap dolduruyorlar, sağlık, sağlık deyip kadeh tokuşturuyoruz. Bir şişe kendini diğer şişeye bırakıyor, sonrasında tulumbalar ikram ediliyor yine yeni şişeler açılıyor ”ela” (haydi) diyorlar ve beni dansa çağırıyorlar.

Hiç bitmeyecek gibi, hep beraber aynı çemberde dönüyoruz . Ayaklarımız birbirini takip ediyor yüreğimizdeki coşku ile birlikte.

Gecenin sonunda ruhum efkarlanıyor, gözlerim doluyor hiç bitmesin istiyorum.

Bizi hep beraber yolcu ediyorlar,  hoşça kal arkadaş hoşça kal…

Bu kelimenin anlamını sonrasında daha bir anlıyorum Hoşça kal….

15 Ağustosta sözleşiyoruz ”gene gel” diyorlar. Gene gözlerim doluyor.

DSC_0119 gökçeada rum eğlencesi DSC_0124

Mitoloji ve destanlarda da adı sıkça anılır İmroz’un.

Söylence odur ki, zamanında, Yüce Zeus; Küçük Asya’dan Olympus’a giderken Saroz’un soğuk dalgalarında dinlenir; güzeller güzeli İmroz’u izlermiş. Arada bir uzaktan öpücüklerini yollarmış ona kuzey rüzgarlarının kanatlarında. Hatta dayanamamış da oğlu Kefalos’u yollamış İmroz’a; gitsin orda kendisinin konaklayabileceği bir saray yapsın diye. İşte Ada’nın güney batısında ki eski ismi ile Kefalos Burnu, yeni adı ile Aydıncık; Zeus için yapılan sarayın ta kendisidir.

imroz mitoloji poseidon

Lu­wi di­lin­de “Yü­ce AnaTan­rı­ça” an­la­mı­na ge­len “İma­u­ra” söz­cü­ğü­nün Hel­lenağ­zın­da ön­ce İmu­ros, da­ha son­ra da İm­bros’a dö­nüş­tü­ğü söy­le­ni­yor. İm­bros, ço­rak top­rak­lar­da­ki be­re­ket tan­rı­sı an­la­mı­na ge­li­yormuş.

“Denizin diplerinde ,uçurumlarda,
Tenedos’la kayalık İmroz arasında
Bir mağara vardır;geniş,kocaman.
Dinlendirirdi orada atlarını POSEİDON; yeri sarsan.

İLYADA XIII-33., HOMEROS

Gökçeada, malumunuz Türkiye’nin en büyük adası . Araçla bile gezerken 1-2 saatiniz yollarda geçebiliyor.

İsminde de anlaşılacağı üzere rüzgarlı ve bereketli bir ada. Ada da irili ufaklı birbirine 5-10 km uzaklıkta köyler mevcut.

Korsanlara karşı kendilerini korumak, verimli topraklardan faydalanmak, havadar ve manzaralı yerlerde oturmak için köyler daha çok tepelere kurulmuş. Her bir köyün kendine has özellikleri var . Kimine sonradan  Karadenizliler getirilmiş, kimine Ispartalılar getirilmiş. Kimi ise Rum köyü altında korunmaya alınmış.

gökçeada göç fotoları

Benim özellikle görmek ve anlamak istediğim dört köy vardı sadece .

Bunlar: Dere köy  (Şinudi) ,Tepe köy (Agridya), Zeytinli Köy (Aya Teodoroi), Eski Bademli (Gliki)

Dere köy (Şinudi) : Dereköy adanın batı kısmında yer alan tek Rum Köyü. Zamanında 1950 hane ile adanın hatta Türkiye’nin en büyük ve kalabalık köyüymüş.
İçerisinde 22 kahve, 2 sinema, çok sayıda berber, bakkal, terzi gibi dükkanlar ve 3 zeytinyağı imalathanesi bulunurmuş. Şu anda gezilecek olan zeytinyağı imalathanesi ve hala kullanılan çamaşırhane var. Köye girer girmez sevimli çocuklar karşılıyor sizi. Sessiz, virane sokakları gezerken  isterseniz bu dünya tatlısı çocuklardan bilgi alabiliyorsunuz.Burada gezerken zeytinyağı imalathanesi ve eski çamaşırhaneyi görebilirsiniz.

DSC_0050

 

DSC_0052

 

gökçeada dekeköy sokakları  (10)


gökçeada dekeköy sokakları  (6)

 

 

gökçeada dereköy foto gökçeada dereköy gökçeada rum evleri gökçeada terkedilmiş evler

gökçeada dereköy eski evler

gökçeada dekeköy sokakları  (9)

 

Tepe köy (Agridya)

Genelde yüksek noktalara konumlanmış Rum Köylerinden en yüksekte olanı adı üstünde Tepeköy. Köy, merkeze 11 km. uzaklıkta. Agridia Yunanca’da küçük tarlalar anlamına geliyor. Köy, volkanik Aya Dimitri tepesinin yamacına kurulmuş. Manzarası tahmin edeceğiniz üzere çok etkileyici.

1964 senesinden önce 1200 olan köyün nüfusu şimdi sadece 32. Bir hayalet köyüne dönmüşken 10 sene önce uzun yıllar yaşadığı İstanbul’dan doğduğu köye dönen Barba Yorgo‘nun girişimleriyle canlanmaya başlamış. Kendisi köy meydanında adanın tek Rum tavernasını işletiyor. Aynı zamanda eski köy evlerini pansiyon ve apart olarak kiralıyor. Ürettiği ev şarapları Gökçeada’nın ismiyle anılır olmuş. Onun enerjisinden etkilenen 3-4 köylü de ev şarabı ve bal üretimine başlamış Tepeköy’de.

Barba Yorgo’nun kendi ağızından Tepeköy:

Çok canlı çok çalışkan, zaten çalışkan olmasaydı o dağda yaşayamazdı ve eğlenceyi çok seven insanlardı. Düğünleri bayramları çok çok canlı geçerdi. Hele isim günlerinde. İsim günü olan kaç kişi varsa, o gün onların evi herkese açıktı . Dosta da düşmana da. Öyle günlerde zaten düşmanlıklar giderilirdi. Kadınlı erkekli herkes beraber eğlenirdi.

Sonra? Sonrası işte malum. O lanet politikalar, o lanet Kıbrıs. Öteki köyler gibi bu köyü de göçe zorladı. Elinde küçük bir valiz ile, her şeyini geride bırakarak göçmen kuşlar gibi, göç yollarına düştü. Nerede duracak nereye gidecek, ne bulacağını bilmeden, bilinmeyene doğru yol aldı.

IMG_3573

Barba Yorgo,8 senelik İstanbul yaşantısından sonra köyünün hasretine dayanamaz, bırakır İstanbul’u temelli gelirköyüne.

Önce kendi evini tamir eder oturulacak hale getirir. Başkalarının de evlerini tamir etmeleri için telkinlerde bulunur ve başarır. Tepeköy yeniden imar edilmeye başlanır. Uzaktan artık eskisi gibi beyaz elbiselerini giyer. Taverna,pansiyonlar yapar. Ev şarabı imal etmek için küçük bir şaraphane kurar. Çevresi geniş, dostları çok. Çağırır davet eder. Tepe köy aniden hiç beklenmedik bir şekilde, gazetelere ve televizyonlara çıkar. Tepe köy bugün adanın en konuşulan en çok ziyaret edilen, şirin gözde bir köydür. Orada oturan insanlar o psikolojik çöküntüden yavaş yavaş sıyrılmağa başlar. Üç kişi daha ev şarabı imal etmeğe başlar. Bal üretmeye başlarlar.

gökçeada tepeköy barba yorgo gökçeada barba yorgo resim gökçeada barba yorgo taverna

gökçeada tepeköy barba yorgo şarapları

‘Barba” Yunanca da amca demekmiş. Barba Yorgo kendi tavernasında tek tek masaları gezerken ayak üstü sohbet etme fırsatı bulduğum için kendimi çok şanslı hissettim nedense . Fotoğrafı çeken kişiye ” aydii breee kızım” deyişi ise gülme krizine yol açmıştır bende.

Barba Yorgo’yu daha yakından tanımak isterseniz buyurunuz ;

http://www.barbayorgo.com/tr/

Tam meydanında bir başka  sohbet etme fırsatı bulduğum Niko bu meydanın en büyük kahvesine sahip. Hareketli, canlı biri.

gökçeada tepeköy  kahve

Hatta Gökçeada da gördüğüm en geç Rum diyebilirim. Yıllar sonra köyüne dönüp eskilerden kalan kahve hanesini işletenlerden.

Tepeköy her sene 15 Ağustos’da gerçekleşen ünlü Meryem Ana Panayırı‘na ev sahipliği yapan köy. Son iki senedir 10 günlük süreye yayılan kutlamalarda Tepeköy dolup taşıyor. Meydanda kurulan koca kazanlarda yemekler pişiriliyor, dans ediliyor, şarap içiliyor.

gökçeada eski foto

Zamanında köyde 2 zeytinyağı ve 2 sabun imalathanesi, 9 dokuma atölyesi, 3 kaşar peyniri imalathanesi, 4 marangoz atölyesi bulunuyormuş. Bu yapılardan geriye kalanları ancak ayrıntılara dikkat edenler yakalayabilir.

Nikonun kahvesi

gökçeada tepeköy kahve  niko

gökçeada tepeköy kahve gökçeada tepeköygökçeada tepeköy foto

IMG_3550

Zeytinli Köy (Aya Teodoro) :Zeytinli zamanında adanın en canlı, en kalabalık yerlerinden biriymiş. Şimdi nispeten sayısı fazla dükkanlarıyla en sık ziyaret edilen köylerden. Yaz-kış sürekli yaşayan kişi sayısı 50-60 civarında. Adından da anlaşılacağı gibi etrafı çok sayıda zeytin ağacıyla çevrili. Koruma altındaki 4 köyden biri.

Köyde hepsi dibek kahvesi ve bazıları sakızlı muhallebi, dondurma sunan 4 kahvehane bulunuyor. Hepsi köyün ufak meydanda toplanmış durumda.

gökçeada zeytinliköy nostos cafe atanaj bey

Nostos adındaki kahve en fazla ilgimi çekenlerdendi. Atanaj Bey ile iki gün üst üste sohbet etme fırsatı buldum. Nostos’un anlamını öğrenince söz verdim bir daha geleceğim dedim kendisine . Nostos ”Yuvaya Dönüş” anlamına geliyormuş. Hikayesin  anlatırken gözlerinin parlaması, eskiye sahip çıkışı beni çok etkiledi. Dedesinden kalan dükkanı yaşatmak için gururlu bakışları, terk edilmeyi asla hazım edemeyişi,çocukları ile olan diyaloğu görülmeye ,yaşamaya değerdi.

gökçeada zeytinliköy dibek kahvesi gökçeada zeytinliköy nostos

Zeytinli köyün arka sokakları diğer köylere göre daha hareketli. Yine diğer kalan Rum köyleri gibi arnavut kaldırımlı sokaklarında zeytin ve kekik kokuları arasında fotoğraf çekmenin verdiği keyfi tarif edemem.

Meşhur Barba Hristo’nun yeri de zeytinli köydedir . Hristo’nun biraz aksi biri olması, yanı sıra işinin erbabı diyebilirim.

Eşi ile tartışma eşliğinde daracık sokağın tadını çıkarabilirsiniz . Ama sonrasında o bakış yok mu o bakış…

Geçmişe, yaşananlara ve saygıya kızgın bakış.

Sordular neden kızgınsın bu kadar ? Kendime dedi ; ama neden olduğunu kimse bilmedi.

 

gökçeada zeytinliköy barba hristo

gökçeada zeytinliköy hatırası gökçeada zeytinliköy rum okulu gökçeada zeytinlilöy evleri

gökçeada zeytinli köy

 

Eski Bademli (Gliki) Deniz Kavukçuoğlu’nun kitabının isminde olduğu gibi ”Hüzün Adasında Bir Köy” burası .

Zamanında adanın en zengin köyü olarak, meyvecilik, süngercilik ve hayvancılıkla uğraşıyormuş köy halkı.

Hüzün ve gurur, mutluluk ve kederin ne anlama geldiğinin gerçekten merak ediyorsanız Bademli köyüne gitmelisiniz.

Esen sert rüzgarla yeniden kendine gelen, yaşanmamış zamanlar, hızla geleceğe savrulan bizler, müzik sesleri, kahkahaya karışan gülen gözler…

Köyde 150-160 hane bulunuyor. Kışın sürekli kalan sadece 2-3 kişiyken yazın Yunanistan ve İstanbul’dan gelenlerle 150 kişiyi buluyormuş. Son yıllarda eski evleri satın alıp restore etmiş bazı İstanbullular. Kültür düzeyi yüksek bu ziyaretçilerden memnun köyün yerlileri.

Köyün imece usulüyle, kendi olanaklarıyla inşa ettiği ilkokul bir süredir otel olarak hizmet veriyor. Artık okula ihtiyaç duyan çocuklar yok köyde. Köyde 3 otel bulunuyor. Konaklama dışında restoran hizmeti de veriyorlar.

Köyde anıt niteliğinde yaşlı bir çınar ağacı bulunuyor. Çınar ağacının yanında da yarı açık bir çamaşırhane yer alıyor. Eskiden kadınların, çamaşır yıkadıktan sonra bu ağacın altında oturup yorgunluk attıklarını tahmin edebiliyor insan.

Gökçeada arnavut kaldırım yolları Gökçeada bademli köyü ev fotoları Gökçeada bademli köyü ev resimleri
Gökçeada bademli köyü taş sokakları








gökçeada ev gökçeada güneş batışı gökçeada köy sokakları
gökçeada rum evleri (1) gökçeada rum evleri (2) gökçeada rum evleri (3) gökçeada rum evleri (4) gökçeada rum evleri (5) gökçeada rum evleri (6)



gökçeada yıkılmış evler




gökçeada taş evleri

bademli eski evler bademli eski rum evleri bademli rum evleri


gökçeada bademli eski rum evleri gökçeada dekeköy sokakları  (1) gökçeada dekeköy sokakları  (2) gökçeada dekeköy sokakları  (3) gökçeada dekeköy sokakları  (4) gökçeada dekeköy sokakları  (5)


gökçeada dekeköy sokakları  (7)




gökçeada gün batımı

gökçeda harita

Gökçeada Yeme İçme;

Gökçeada merkeze geldiğinizde oldukça şaşırabilirsiniz. Ada’ ya sonradan konulmuş insanlar merkezi işgal etmekte. Gideceğiniz yerler bahsettiğim üzere olan köylerdir.

Yeme içme işin içine girince, bu köylere bir de yukarı kale köyü ekleyebiliriz.

İmroz’da akşam yemeği için  yukarı Kaleköy bölgesinde poseidon pansiyona ait poseidon cafeyi öneririm . Özellikle akşam saatlerinde güneşim batımı ile birlikte yediğiniz yemeklerin keyfi bir başka oluyor.

Gökçeada  yukarı kaleköy Poseidon Gökçeada İmroz Poseidon Gökçeada nerede yemek yenir Poseidon

Mezeleri büyük, özellikle ahtapot ızgarası bir harika . Fiyatları İstanbul standartlarının altında.

Bir başka gece Tepe köyde ki Barba Yorgo’nun tavernasına gidebilirsiniz. Barba Yorgo’nun üzüm bağlarını gezdikten sonra kendi ürettin özellikle reçine şarabının tadına bakabilirsiniz.

Manzarası iç açıcıdır. Aynı şekilde ahtapot ızgara ve sübyenin tadına bakmanızı tavsiye ederim. Fiyatları İstanbul standartlarında. Ama çok daha lezzetli ve özel.Barba Yorgo’nun dönüş yolu tehlikeli olduğundan sağlık suyunu çok fazla kaçırmayınız derim.

Taverna ile meyhanenin farkını burada anlayacaksınız .  Özellikle 15 Ağustos haftası gelin derim. Türklerin az Rumların fazla olduğu zaman diliminde, gecenin çok daha renkli olacağını tahmin ediyorum.

Ve bir başka akşam yemeği seçeneği tabi ki Anemos otel. Burayı özellikle sona sakladım. Pansiyonda değil de  Otelde kalmak istiyorsanız burası bence Gökçeada da kalınacak tek yer diyebilirim. Özellikle kahvaltısı şahika diyebilirim.

Yukarı Kaleköy bölgesinde olan Anemos otel ile ilgili ayrıntılı bilgiyi buradan alabilirsiniz. Ben başka bir tarafından bahsetmek istiyorum.

http://www.anemos.com.tr/Turkce/hometr.htm

Herhalde uzun zamandır hiçbir otelde kendimi bu kadar rahat hissetmemiştim. Derler ya ‘’evim gibiydi’’ diye işte Anemos otel benim için öyleydi. Cihan ve Alex ile mutlaka tanışmanızı isterim. Hala bu güzel insanlarla zaman geçirmenin mutluluğu içerisindeyim. Adayla ilgili, hayatla ilgili, politika ve medeniyet çatışmaları ile ilgili muhabbetlerine doyamadım . Alex’in İstanbul’da geçen kitabını gördükten sonra, Cihan’ın hayata bakış açısı ve yaşayış tarzını öğrendikten sonra arkadaş olarak sevmenin yanı sıra, saygı da duydum bu güzel insanlara.

IMG_3682

Saatlerce sohbet ettik . Sevgili Maria senide gülüşünü de nasıl unutabiliriz ki …

Ada ile ilgili vermiş olduğun bilgiler için şükranlarımızı iletiyoruz sana.

Anemos Otelin yemeklerini de şiddetle tavsiye ederim .Mezeleri doyurucu ve oldukça lezzetli köftesi ise muhteşem.

Ek olarak belirtmem gerekiyor ki ; Anemos otelim muhteşem manzarasına karşı Cihan’ın yapmış olduğu  kokteyllerden denemenizi tavsiye ederim. Kendisi bu konuda çok bilgili.

Kaleköy de imroza sabun atölyesini ziyaret edebilirsiniz. Çok tatlı bir çift ile tanışıp sohbet edebilirsiniz.

gökçeada imroza sabunları sevul şarapları

Burada envai çeşit gerçek anlamda organik sabun ve bence adanın en güzel şarapları olan Sevul şaraplarından alabilirsiniz.

Eskiden ahır olan bu atölye sizi yoldan çıkarabilir ya da gemileri daha kolay yakmanıza sebep olabilir benden söylemesi.

http://www.imroza.com/

Bu arada Gökçeada’da eskiden şarapçılık yaygın olsa da Bozcaada gibi bağ bahçe çok fazla yok. Barba Yorgo şarapları ve Sevul şarapları dışında lezzetli bir şarap markası da yok.

barba yorgo şarapları

 

Zeytincilik yaygın ada da . Lezzetli ve gerçekten saf zeytin yağı isterseniz İmroza’ dan alabilirsiniz.

Gökçeada’da nerede denize girebilirim ?

Gökçeada da maalesef plaj mesafeleri birbirinden, hatta şehir merkezinden epeyce uzak.

Birçok sitede hemen hemen aynı plajlardan bahsediliyor. Hepsine tek tek gittim ; lakin en çok uğurlu plajından keyif aldım.

http://www.gokceadarehberim.com/nm-Plajlar-cp-16

Uğurlu plajı şehir merkezine uzak olmasından ötürü diğerlerine nazaran çok daha sakin . Denizi daha soğuk, plajı ise çok daha geniş.

gökçeada uğurlu köyü gizli liman foto

Uğurlu köyünde küçük ve büyük olarak iki plaj var. İlkinde kendinizi şımartın mutlaka kuzu şiş yiyin derim.

gökçeada uğurlu yemek

Adanın küçük baş hayvanları birçok yerde çok lezzetli, lakin buranın havası pek bir hoşuma gitmişti benim.

Sonrasında ise Laz koyu gelmektedir .Özellikle bayram dönemleri en sakin koylarından biri olan Laz koyu bile insan güruhu içerinde halk plajına dönüşebiliyor .

Sabahı ilk saatleri ve akşamüzeri tavsiye edilir.

Buralarda ufak tefek amatör tesisler mevcuttur. Diğer tatil bölgelerindeki gibi oturmuş bir yapı, iskele loca vs… Beklenmemelidir.

Hatta duş ve tuvalet konusunda hassas iseniz zorluk çekebilirsiniz.

Köyleri naçizane akşamüzeri gezmenizi öneririm . Hem daha sakin hem de malumunuz daha bir esintili oluyor. Zeytinliköy de bahsettiğim üzere Nostos’a ve Barba Hristo’ya mutlaka gidiniz.

Bir çok yerde sakızlı muhallebi yememe rağmen hizmet, güler yüz ve lezzet bakımından Nostos’u tek geçiyorum.

Unutmadan belirteyim; derin bir bağ kurduğum Bademli köyünün girişindeki  son vapur‘un manzarası da şahane burada biralayıp güneşin batışının tadını çıkarabilirsiniz. Gastronomi alanında ilginiz varsa buyurunuz buradan devam edebilirsiniz.

Gökçeada ve Gastronomi

http://guby.comu.edu.tr/?page_id=1929

 

Son Söz;

Dizginlemedim kendimi, tamamen oluruna bırakıp gittim.

Işıl ışıl gece, yarısı gerçek, diğer yarısı da kafamda kurguladığım keyifleri yaşamaya gittim,

ve şehvetten korkmayanların içtiği sert şaraplardan içtim gönlümce…

Konstantinos Kavafis

 

Gökçeada ile ilgili okunacak kitaplar :

Hüzün adasında bir köy  Deniz Kavukçuoğlu,

İmroz Rumları Feryal Tansuğ,

Gökçeada; Sıradan insanların öyküler H. Rıdvan Yurtseven ,

İMBROS “Burada Yalnız Ölüm Var Murat Yaykın.

 

Gökçeada ile ilgili izlenecek filmler : Selim Evci Rüzgarlar

 

Teşekkürler : Buğra Kavukçuoğlu, Barba Yorgo, Niko, Atanaj Bey, Alexandros Massavetas, Cihan A. Tutluoğlu, Maria Bachtse, Bademli Köyü sakinleri, Bademli köyü muhtarı.

Yararlandığım kaynaklar :

Gökçe Erünsal, Barba Yorgo

http://www.gokceadaliyiz.com/

http://kitap.radikal.com.tr/makale/haber/bu-kitabi-ofke-ve-utancla-yazdim-371080

 ‘Hüzün adasında bir köy” Deniz Kavukçuoğlu

”Gökçeada: Sıradan insanların öyküler” H. Rıdvan Yurtseven

”İmroz Rumları” Feryal Tansuğ

”Benden Selam Söyle Anadolu’ya” Dido Sotiriyu

Selim Evci Rüzgarlar

İMBROS “Burada Yalnız Ölüm Var” Murat Yaykın

Gökçeada Tarihi

http://guby.comu.edu.tr/?page_id=1928

http://www.gokceadarehberim.com/nm-Mitoloji-cp-93

Gökçeada ve Gastronomi

http://guby.comu.edu.tr/?page_id=1929

http://www.radikal.com.tr/turkiye/gokceadada_karanlik_eller_isbasindaydi-1026720

http://www.taraf.com.tr/haber-yazdir-105868.html

http://yorgodemir.blogspot.com.tr/2012/02/gokceada-bozcaada-rumlardan-nasl.html

gökçeada tepeköy meydan gökçeada tepeköy barba yorgo manzara gökçeada dereköy taş evler gökçeada tepeköy sokakları Gökçeada zeytinli köyü sokakları gökçeada yukarı kaleköy poseidon manzara IMG_3539

 


gokceada


, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Oben

Hedonist / Çevre Dostu / Özel bir şirkette Ürün Müdürü / Spor Sever / Doğa Sever / Müzik Sever / Rakı Balık Sever / The Hedon'u Ailecek Takip Eden Harmoniac / Ateş Seven / Hikaye Yazmayı Seven Sıradan Biri

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format