Amsterdam – Saklı Günahlar Başkenti


0

 

Bir perşembe gecesi eşimin aklına gelen soru, “Neden Amsterdam’a gitmiyoruz.” Cevabı da şuydu “ucuz bilet varsa gidelim.” Hemen ertesi hafta araştırmalar tamamlandı ve biletler bulundu. Sırt çantası sadece bir gece için iki kişilik dolduruldu.

Evet bir gece, yaptığımız inceleme sonucunda müzeye doymuş bünyemizin iyi bir yürüme temposu ve planlama ile bir gece ve iki günde bu şehri dolaşıp bitireceğimiz kanısına varmıştık. Özel bir hava yolu şirketi ile aktarmalı bir sefer ile gidip gelecektik. Uçağımız sabaha karşı 8:00 da kalktı, yolculuğumuz başlamıştı. Yolculuğumuzdaki tek sorunu aktarma sırasında yaşadık. Uçaktan çıktığımızda ilk kontroldeki pasaport polislerinin uzun soruları bize biraz vakit kaybettirdi. Bir geceliğine yolculuk etmek dikkatlerini çekmiş olmalı sorulabilecek bütün soruları sordular sağ olsunlar.

Amsterdam’a vardığımızda saat 11:30 olmuştu. Bu şehre seyahat etmek isteyenler için Ağustos ayını tavsiye ederim. Parçalı bulutlu hafif yağmurlu bir hava bizi karşıladı. Schiphol Hava Alanı aslında geniş bir ulaşım ağına açılan bir kapı. Biz şehre önce otobüs ile gitmeyi düşündük ama Tren bileti alabileceğimiz  kioskları görünce hızı bir şekilde karar değiştirdik. Hava alanında tabelaları takip ederek trene ulaştık 15 dakikalık bir yolculuktan sonra artık Amsterdam Centraal’daydık. Tren seçimimiz için kendimiz kutladıktan sonra otele doğro yola çıktık. Planımız otele giderken yolumuzun üstünde olan meydanları gezmekti. Amsterdam da yolunuzu bulmak için çeşitli yöntemler kullanabilirsiniz. Biz danışmanın önündeki uzun kuyruğu görünce o seçeneği eledik. Etrafa dikkatli bakınca  hazinemizi bulduk. Service Kiosk bize istediğimiz şeyi sağladı. Bu makineyi bilenler bana hak verecektir. Şehirde istediğiniz rotayı yazıp, krokisini çıktı olarak alabileceğiniz bu makine sayesinde bütün planlamamızı kağıta dökmüş olduk.

Tren istasyonundan çıkar çıkmaz bizi pembe balonlar ve Gökkuşağı bayraklarının karşılaması ve şehrin normalden kalabalık olmasını ilk başlarda anlayamamıştık. Sokaklarda dolaşmaya başladığımızda anladık ki Amsterdam Gay Pride’in tam ortasına düşmüştük. İşin güzel tarafı sokaklar olduğundan daha hareketli ve eğlenceliydi. Şehrin önemli meydanları ile kesişen belli caddelerinde sahneler kurulmuş ve bu caddeler trafiğe kapatılmıştı. İçki ve coffe shoplardan yayılan koku birbirine karışıp çalan müzik ile caddelerde dans eden insanların arasında dolaşıyordu. Tabi bizde kalabalık arasında ilerlemeye çalışıyorduk.

İlk hedefimiz Dam Meydanıydı. Kraliyet Sarayı, Yeni Kilise ve Madame Tussaud’s müzesini barındıran meydan şehrin en popüler meydanı. Meydanın Merkez Tren istasyonuna uzaklığı 750 metre kadar. Meydana iki yoldan gidebilirsiniz. Direk güneye yönelip Red Light District’e sırtını dayamış ana cadeden gidebileceğiniz gibi yolu biraz uzatıp Nieuwmarkt’ı ziyaret edip meydanda biraz dolaşarak da gidebilirsiniz. Dam meydanından yine güneye yönelirseniz 6 caddeyi birleştiren Amsterdam’ın bir başka meydanı olan Muntplein’e ulaşabilirsiniz. İlginç bir not bu meydan aynı zamanda Amsterdam’ın en geniş köprüsü. Ayrıca meydandaki saat kulesi de başka ince bir detay.

Uzun bir yürüyüşten sonra artık Eureka Hotel’e gelmiştik. Otelimiz hemen kanal kıyısında şirin eski bir kanal evinden bozma bir binaydı. Çiçekler ile bezeli pencereler bizi bizden aldı. Avrupa’daki en nazik ve sıcak karşılamayı yapan otel sahibimize teşekkürü borç biliriz. Rezervasyon sırasında yazdığımız en ince nota kadar dikkat etmişti. İki seçeneğimiz vardı. Nehir manzaralı bir çekyattan bozma iki kişilik bir oda, yada eli yüzü düzgün normal bir oda. Tabi ki kanal manzarası bizim için daha çekiciydi. Odamıza yerleşip biraz dinlendikten sonra panayır yerine dönmüş sokaklara attık kendimizi. Sokaklardaki inanılmaz insan çeşitliliği içinde kendimi bir bilim kurgu filminde gibi hissettim. Her gezegenden nevi şahsına münhasır beşer bu memlekette toplanmıştı. Güneş yavaş yavaş yerini bulutlara bırakıp yağmur başladığında, bu sadece coşkuyu arttırmıştı. Yağmurdan kaçmak için sığındığımız kapıdan sokaktaki insanlar ile beraber şarkı söyleyerek damlaların yerini güneşe bırakmasını bekledik.

 

Yağmur hafiflediğinde kanal gezimiz için Merkez Tren İstasyonunun önündeki teknelere yöneldik. Amsterdam’a gittiğinizde kesinlikle es geçmemelisiniz kanal turunu. Şehri kanallardan izlemek, hele hele kanal evlerinden kurulu mahallelerin arasında dolaşmak gerçekten özel bir yerde olduğunuz size hissettiriyor. Kanal turunda dikkat etmeniz gereken, aklınıza gelmeyecek çok önemli bir konu var. Kanal kenarından içtiği biranın etkisi ile çişini yapan biri sizi ıskalamamak için kararlı olabilir. Bizi ıskaladı o ayrı.

Geziden sonra acıkan karınlarımızı susturmanın zamanı gelmişti. Yemek faslı bu seferlik bana kalsın. Yemeğin ardından tüm dünyada fenomen olmuş Red Light District gezimize başladık. Kısaca anlatacağım; ne efsane olacak kadar inanılmaz nede küçümsenecek kadar basit bir yer. Ama kişisel düşüncem her ne kadar dünyanın en eski ve saygı duyulması gereken mesleği olsa da bu ablalarımızın işi. İnsan ticareti ve bunun sonuçlarını her gün takip ettiğimiz Modern Dünya’da Avrupa’nın ortasında gözümüzden çok vicdanımıza dokundu.

Akşam kısa bir coffe shop arasından sonra uyku vakti gelmişti. İkinci gün benim bu gezideki en keyif aldığım yer olan Heineken Experience macerası ve sokaklarda kısa bir turdan sonra dönüş yolu bizi bekliyordu. İki gün bu şehri gezmek için yeterli fakat yaşamak için az. Amsterdam her şeyden önce size özgür olduğunuz hissini uyandırıyor. Mesai sonrası evlerinin pencerelerine yada balkonlarına oturmuş sohbet eden gülen insanlar, düzenli ve güvenli hayat bu hareketli şehirde insanı mutlu hissettiriyor. Sokaklardaki araba trafiğinden daha vahşi olan bisiklet trafiği bazen insanı yıldırsa da ulaşımın rahatlığı özenilmeyecek gibi değil. En kısa sürede ziyaret etmeniz dileğiyle.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Umut

One Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Anlatılmaz yaşanır bir şehir olsada Amsterdam; gayet güzel anlatmışsın her köşesini.. Sana yeni yazıların için konu bulmayı kendime görev edinerek, bir sonraki yolculuğumuza doğru kanat açıyorum :))

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format