Üsküp,Struga,Orhid – Makedonya Gezi Yazısı & Rehberi


0

Büyük İskender’in Ülkesi Makedonya

Ulaşımı kolay, vize gerektirmeyen bir başka gezi alternatifi de Makedonya. Balkanların ortasında kalan, doğusunda Bulgaristan, güneyinde Yunanistan, batısında Arnavutluk ve kuzeyde Kosova ile komşu olan Makedonya’ya ister Bulgaristan üzerinden otobüsle, isterseniz de direk uçakla gidebilirsiniz. Otobüsle gitmek için Bulgaristan vizesi almanız gerektiğinden uçakla gitmenizi tavsiye ederim. Zaten Üsküp’e birçok havayolunun tarifeli seferleri bulunmakta.

Üsküp’e iner inmez kendinizi aslında Türkiye’de gibi hissediyorsunuz. Üsküp’te Alexander The Great Havaalanı işletmesi TAV, banka olarak ta Halkbank ve Ziraat Bankası karşılıyor sizi. Şehir içinde ise birçok Türk markalarını bulmak mümkün. Bu arada banka demişken belirtmeliyim ki döviz bozdurmak isterseniz mutlaka bankalara veya özel döviz bürolarına gitmeniz gerekmekte. Otellerde döviz bozdurmak Makedon kanunlarında yasak. Makedon para birimi Denar. 25 Denar yaklaşık olarak 1 Türk Lirasına denk gelmekte.

Makedonya’da başkent Üsküp aslında çok etkileyici bir şehir değil. Vardar nehri üzerinde kurulmuş mütevazi bir şehir. Genel olarak savaş yıllarının etkisinden dolayı bizim büyük şehirlerimizle kıyasladığınızda 10-15 sene geride diyebilirim. Lübnan’daki petrol gibi değerli bir doğal kaynağı da olmadığından kalkınması biraz zaman alacak gibi gözüküyor. Bu yüzden Makedonya’ya gitmeyi planlıyorsanız mutlaka Ohrid Gölü kenarını hedef almalısınız. Makedonya’da da toplu taşıma gelişmiş olmadığından kesinlikle araba kiralamanızı öneririm.

Biz seyahatimizi 1 gece Üsküp, 2 gece Ohrid konaklamalı olarak planladık. Üsküp’te Vardar Nehri üzerindeki Taş Köprü şehrin en merkezi yeri ve yeni parlamento binası da hemen yanına inşa edilmiş. Köprünün bir tarafında Osmanlı döneminden kalma Old Bazaar ve diğer tarafında da yeni inşa edilmiş Alexander The Great (Büyük İskender) meydanını görebilirsiniz. Old Bazaar’da bir çok Türkçe konuşan esnaf görme şansınız var. Alexander The Great meydanı ise şehrin daha canlı bölgesi. Bu bölgede şık cafeler, restoranlar bulma şansınız var. Bu arada Büyük İskender demişken Yunanlılar ile Makedonların sahiplenme konusunda bir anlaşmazlıkları var dönemim ünlü hükümdarını. Bunun üzerine de Makedonlar şu anda yeni ne yapıyorlarsa her şeye “Büyük İskender” adını veriyorlar.

Üsküp’ten Ohrid’e gitmek arabayla yaklaşık 3 saat. Üsküp’ten Gostivar’a kadar neredeyse duble otoyol şeklinde gidiyorsunuz. Yolumuzun üstündeyken Gostivar’da bir tur attık. Girişinde sizi Yahya Kemal Lisesi karşılayan tam bir Türk şehri. Bilenler için Darıca’ya çok benzediğini söyleyebilirim.

Gostivar’dan sonsa tek şerit gidiş gelişli yollar başlıyor. Genel olarak yolların düzgün olduğunu söyleyebilirim. Zaten bütün yol boyunca orman hiç bitmiyor. Ohrid Gölü bir kısmı Makedonlara, bir kısmı Arnavutlara ait olan bir göl. Ohrid şehrine gelmeden önce yine Ohrid Gölü kıyısında bulunan Struga’ya girebilirsiniz. Burada üniversite olduğundan şehrin nüfusu oldukça genç. Özellikle yaz dönemi göl kıyısında açık olan oteller sayesinde hareketli bir bölge.

Struga ile Ohrid arası araba ile yaklaşık 15 dakika. Ohrid’te kalacaksanız Old Town içinde kalmanızı tavsiye ederim. Buradan her yere yürüyerek ulaşabilirsiniz. Old Town içinde birçok kilise, antik tiyatro ve eski Osmanlı tarzı evler bulmanız mümkün. Kendinizi bir an Safranbolu’da zannedebilirsiniz. Old Town’ın içini yürüyerek gezdiğinizden ve çok fazla yokuş inip çıktığınızdan sonrasında göl kenarında bir kafede oturup bütün yorgunluğunuzu üzerinizden atmak iyi bir fikir olabilir. İster kahve, isterseniz de alkollü bir şey alabilirsiniz. Fiyatların Türkiye ile kıyaslanmayacak kadar ucuz olduğunu söyleyebilirim.

Akşamları ne yemek lazım derseniz mutlaka balık yemenizi öneririm. Özellikle Ohrid alabalığını yemenizi tavsiye ederim. Makedon şaraplarının da tadı hiç fena değil. Özellikle kırmızı üst kalitede şarapları mevcut. Bu arada yemek yediğimiz tüm mekanlarda canlı müzik vardı. En az beş kişilik bir ekip keman, gitar, akordeon, viyola v.b. enstürmanlarla masaları dolaşmakta ve Balkan esintilerinden örnekler sergilemekteler. Bu arada repertuarlarının geniş olduğunu da belirtmek lazım. Masanıza geldiklerinde Türk olduğunuzu söylerseniz kendi aksanlarıyla Türkçe şarkılar söylemeye başlayabilirler. J Yemek konusunda göl kenarında bulunan Daria restaurant’ı veya St Sofia kilisesinin bulunduğu meydandaki restoranları önerebilirim.

Yemek sonrası eğlence için birçok bar ve gece kulübü mevcut. Göl kenarında saat 01:00’e kadar açık olan barlar var. Daha sonrasında ise burada müziğin sona ermesiyle gençler gece kulüplerine akın ediyor. Gece kulüplerinde giriş ücreti yok. İçki fiyatları ise Türkiye ile kıyasladığımızda yine çok ucuz.

Ohrid’e geldiğinizde olmazsa olmaz ziyaret etmeniz gerek bir yer de Sveti Naum bölgesindeki Galioica Doğal Park. Arnavutluk sınırına sadece 5km mesafede olan bu doğal park Unesco tarafından Dünya mirasları listesine alınmış durumda. Parktan kısaca söz etmek gerekirse dağın arkasında kalan ve Ohrid gölünden 150 metre daha yüksekte olan Prespa gölü tarafından doğal kaynaklarla beslenen bir park. Gerek alttan kabarcıklar şeklinde , gerek dağın altından ve yanlardan doğal şekilde beslenmekte. Kesinlikle motorlu araçların yasak olduğu, sadece kürekle ilerleyebildiğiniz bu parkta tüm bu kaynak sularını suyun berraklığı sayesinde görme fırsatınız var. Bu arada ilginç bir detay Galioica Doğal Parkında suyun sıcaklığı tüm yıl boyunca 10 derece ve değişmiyor. Anlatımı kolay olmayan ve gerçekten görmeniz gereken bir bölge. Gölün kenarındaki Sv. Naum kilisesi de bahçesindeki ve çatısında gezen tavuz kuşlarıyla ilginç bir yer.

Eğer zamanınız olursa Ohrid’ten hemen yarım saat uzaklıkta bulunan ülkenin Üsküp’ten sonraki ikinci büyük şehri ve Atatürk’ün babası Ali Rıza efendinin memleketi olan Bitola (Manastır) kentini de ziyaret edebilirsiniz.

Sonuç olarak yakınlarda olsun, farklı olsun, vize olmasın diyorsanız, özellikle Ohrid Gölü çevresinden dolayı Makedonya’yı alternatif olarak düşünebilirsiniz. Gerek doğası, gerek iklimi, gerek damak zevki, gerek eğlencesiyle güzel anılarla ayrılacağınızı düşünüyorum.

 

 

 


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
oaksoylu

3 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

  1. Bizim büyük şehirlerimiz gelişmişmi Ben 4-5 kez üsküpe gittim en azından gecekondu yok.Istanbuldaki gibi gecekondu cenneti değil yani.yapılan yeni binalarda gayet modern bana göre antik ama yeni mimari tarzı olan şeyler

  2. Anlatımını pek beğendiğimi söyleyemem Bende Skopjeye çok kez gittim ancak üzgünüm ama Türkiye’deki şehirlerden 15 20 sene geride değil ilerdeydi bence çünkü hiç gecekondu vs. birşey göremedim gayet düzgün yapıdaydı sadece eski çarşısı biraz eskidiyki zaten orasıda restore altında.Ki nasıl gezdin bilmiyorum ama şehirin heryeri restore altında heryerine birşey yapılıyor yeni olarak.Bence bunlarıda not edebilirdin.Birçok şey kaçırdığını düşünüyorum.

    1. Kesinlikle sana katılıyorum.Eski çarşı adı üstünde eski :D.Taaa hangi dönemden kalma.Sen üsküp’ü nasıl gezdin ben de anlayamadım.Orası görülmeye değer.Dünyanın en sakin ve en yaşanılası yerlerden biri.Kültürü desen başka insanları desen bambaşka.Belki İstanbul gibi gökdelenleri yok ama onların doğal gökdelenleri var!

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format