Ayrılmaz Bütün: Tango ve Siyaset


0

GÖRÜŞME: FAYSAL TEKOĞLU – ALPER KARAPINAR

Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde 24-25 Mayıs tarihlerinde tango atölyesi düzenlemek üzere İstanbul’a gelen Tunus asıllı Fatma Oussaifi, Fransa’da siyaset bilimi okumuş, ardından tango ve siyaset üzerine yüksek lisans yapmış.Hâlâ Fransa ve Tunus’ta tango eğitimleri vermeye devam eden Oussaifi, bu yıl “Tango a pas perdu” isimli bir tiyatro oyunu da sergilemeye başlamış. Erkek eğitimcilerin yoğunluğunu gözlemlediğimiz tango camiasının geneli ile karşılaştırıldığında, kadın bir eğitimci olarak tek başına önemli başarılara imza atan Oussaifi ile tango, siyaset ve hem Fransa, hem de Tunus’ta bu uğurda verdiği mücadele üzerine görüştük. 27 Mayıs tarihli soL gazetesinde yayınlanan röportajı sizlerle paylaşmak istedik…

Tango atölyesi düzenlemek üzere İstanbul’a gelen Tunus asıllı Fatma Oussaifi ile tango ve siyaset üzerine konuştuk. Kadın bir eğitimci olarak tek başına önemli başarılara imza atan Fatma Oussaifi Fransa ve Tunus’ta bu konuda verdiği mücadeleyle tanınıyor.

Tango siyasaldır, tango ile siyaset birbirinden ayrılamaz diyorsunuz. Bu konuda bir de akademik çalışmanız var. Tangoyu, özellikle erken dönem tangoyu siyaset ile nasıl ilişkilendiriyorsunuz?
Nasıl bir ilişki var tango ve siyaset arasında?
Bu soruyu hem sosyal hem de ekonomik ilişkiler bağlamında 1800’lerin sonu ile 1920’ler arasında Arjantin’de yaşananları inceleyerek değerlendirmek lazım. O dönemde Arjantin Avrupa’nın tahıl ve hayvancılık ambarıydı. Sosyal bağlamda değerlendirirsek, yerli halkın katledilmesinin ardından oluşan işgücü açığı Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden gelen işgücü ile kapatılıyordu. 1857 ile 1940 yılları arasında Avrupa’dan Arjantin’e toplam 6,5 milyon insanın göç ettiği tahmin ediliyor. 3 milyon İtalyan, 2 milyon İspanyol, 250 bin Fransız, 200 bin Polonyalı,
200 bin Rus.

‘TANGO MÜCADELENİN DİLİ OLDU’
Avrupa’daki ilerici fikirlerle tanışık olan bu göçmenler, ne geldikleri ülkenin dilini, ne de diğer göçmenlerin
dilini biliyorlardı. Buenos Aires’in varoşlarına yerleşen bu insanlar hem birbirlerine hem de geldikleri ülkeye yabancıydılar. Kısa sürede Tango bu göçmenlerin ortak dili haline geldi. Tango müziğinde İspanya’dan tango andoluz,
paso doble, İtalya’dan tarantella napoletana, Macaristan ve Vienna’dan vals criollo, Afrika’dan candombe’nin etkilerini görmek mümkün.Ekonomik bağlamda değerlendirirsek; bu insanlar çok zor koşullarda yaşıyorlardı. Bir evde
5-6 ailenin birlikte yaşadığını görüyoruz. Yaşam koşulları, kiraların, toplanan vergilerin yüksek olması, tüm bunlar şiir olarak dile geliyordu. İlk kuşak göçmenler tek bir gitar eşliğinde söylenen payadalar ile günlük yaşantıdaki sorunlarını dile getiriyorlardı. Bu sorunlar genellikle emekçi sınıfın sorunları, hayat pahalılığı ile
ilgiliydi. 1920’lere gelindiğinde payadalar evrimleşmiş ve tango şiirlerine dönüşmüştür.
Bu ilk dönem yazılan şarkı isimlerine bakmak işimizi kolaylaştıracaktır. Mesela 1901 yılında yazılmış “burjuvaziye karşı savaş”, 1906 yılına ait “işçinin şarkısı”, ya da bir başka parça, “olla popular” (halkın çorbası). 1929 krizi ile birlikte bu durum daha da derinleşti.

TANGONUN GELİŞİMİ SİYASETLE İÇ İÇE
Unutmamak lazım ki göçmen işçiler aynı zamanda Avrupa’dan devrimci fikirlerle birlikte geliyorlardı. Tango bu dönemde mücadelenin dili oldu. Diktatörlük dönemlerinde sansürlendi, yalnızca aşk ve romantizm temalı parçaların çalınmasına izin verildi. Demokrasi denemelerinde ise tango bu defa yönetici sınıfın popülist siyasetinin
bir parçası olarak kullanıldı.
Tüm bunlar ışığında özellikle erken dönem tangonun siyasetle iç içe geliştiğini söylemek yanlış olmayacaktır.
Öyleyse tangonun çıkış itibariyle ezilen sınıflar üzerinde birleştirici etkisi olduğundan söz etmek mümkün?
Evet. Üstelik bugün geldiği nokta itibariyle tangoyu Arjantin’e özgü bir müzik olarak düşünmek de doğru olmayacaktır. Tango evrensel bir müziktir. Bir Japon veya bir Tunuslu tango ile kendini ifade edebilir. Hangi ülkeye giderseniz gidin tango yapan insanlarla aynı dili konuştuğunuzu farkedeceksiniz.
Arjantin yerelliğine sıkıştırmamak lazım.

TANGO BİLDİKLERİMİZDEN DAHA FAZLASI
Hem Fransa’da hem Tunus’ta tango eğitimi vermeye devam ediyorsunuz. Ancak bir de tiyatro oyunu sahneye koydunuz.
Amacınız neydi tangoyu tiyatroya taşımakla?
Herhangi bir kişiye tangonun adını telaffuz ettiğinizde aklında ilk oluşacak imge, tutku, aşk, siyahlı erkekler, kırmızılı kadınlar, boydan boya yırtmaçlar. Elbette bunların doğruluk payı vardır ama tango bunlardan ibaret değil. Bu estetik anlayışı 1980’lerden kalma. Özünde Amerikan tarzını yansıtan bu imajı tüm dünyaya yaydılar.
Dikkat edin bütün büyük tango şovlarında erkekler birbirleriyle kavga eder, kadınların peşinde koşar.
Tango aynı zamanda maço bir dans, kutsal erkek figürü ile birlikte resmedilir. Oysa tango bundan çok daha fazlası. Bana göre bu imaj, tıpkı küçük bir kızın özenip annesinin topuklu ayakkabılarını giymesine benziyor. Doğal değil,
gerçek değil, doğru değil. Oyunumuzda bunu anlatmaya, tangonun farklı yönlerini göstermeye çalıştık.
Tango eğitmenliği genellikle erkek isimlerle birlikte anılır.

Oysa siz tek başınıza bu işi yapıyorsunuz. Bunun çok önemli olduğunu düşünüyorum. Hiç zorluk yaşamadınız mı?
İnanır mısınız Fransa gibi “gelişmiş” bir ülkede bile eğitim vermek için başvurduğum kurumlarda sıklıkla, “Partneriniz kim? O nerede?” gibi sorularla karşılaşıyorum.
Kabul ettikleri eğitmenler, ya tek başına erkek eğitmenler, ya da erkek eğitmene eşlik eden bir kadın. Bir kadının tek başına eğitmenlik yapabileceğini düşünemiyorlar.
Bundan daha aptalca bir tutum olamaz.

Ya Tunus? Doğduğunuz ülkedeki atmosferi ve insanların tangoya bakış açısını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Siyasi ve toplumsal yönelimler itibariyle tutucu olsa da, tango eğitmenliği açısından büyük bir zorluk yaşadığım söylenemez. Çünkü ders verdiğim kesim ülkenin eğitim açısından en ileri kesimi. Ekonomik olarak da ortalamanın
üzerindeki bir kesimden söz ediyoruz. Tunus’ta tangoyu geniş kitlelerle tanıştırmak için henüz yeterli zamanım olmadı. Tek başıma mücadele ediyorum. Elbette amacım tangoyu halka mal etmek.

10336656_10152189971902399_6035143397769137095_n10246307_10152190137842399_2750994097333055993_n (1)


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Oben

Hedonist / Çevre Dostu / Özel bir şirkette Ürün Müdürü / Spor Sever / Doğa Sever / Müzik Sever / Rakı Balık Sever / The Hedon'u Ailecek Takip Eden Harmoniac / Ateş Seven / Hikaye Yazmayı Seven Sıradan Biri

0 Comments

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format