İYİ GÜNLER ÇOCUKLAR – BİR CEM KARACA YAZISI


0

Benden yaşça büyük olanların ballandıra ballandıra anlattıkları tarih ve nostalji kokan anıları vardı. Devrimci hikayeler, turancı hikayeler, romantik anılar,melankolik ikilemler, siyah beyaz ve özgün hikayeler; bütün bunlar kaplamıştı 1923 ten bu yana etrafımı. Ben 1981’den dahil oldum bu tarihi akışa. Büyürken dinlediklerimdi Türkiye. Daha o zamanlarda dahi tutmuyor, örtüşmüyordu sokak ile televizyonda görünenler. Tezat bu memleketin doğal giysisi idi. İşte o tezat içinde rengi, sesi, görüntüsü tutan adamlardan biriydi Cem Karaca. Hatta görüşü ve duruşuda belkide memleket gibi evrim geçirdi zaman içinde ama kimse yadırgamadı yadırgamamalıydı da bu değişimi. Ama bizim için değişmemişti Cem Abi, Cem Amcaydı iki cümlelik diyaloglarımızda. Mahallemizin büyüğüydü, Bakirköylü Cem Abi.

– iyi günler Cem Abi!

-İyi Günler çocuklar! ( tabi bas ve içten bir tonla. )

Bunun dışında kimdi Cem Karaca? Aslında bence hikayesi doğumunda saklı bir insandı. Tarihe inat aşklar vardır. Siz şimdiyi biliyorsunuz ben size biraz gerisini anlatayım. Azeri asıllı bir baba (Mehmet Karaca) ve Ermeni asıllı bir annenin (Toto Karaca) başta söylediğim gibi tarihe inat aşkın çocuğu Cem Karaca, 1945’in Nisan Ayının 5. günü doğdu. Dünya savaşıyordu o sırada. Türkiye, Japonya ve Almanyaya savaş ilan etmişti. Ruslar Berline girecekti. Bütün bunlara inat sevenler vardı, aşık olanlar. Hiroşimaya inat birbirlerini sevgileri ile bombalayanlar. İşte Cem Baba böle bir sevgiden dünyaya gelmişti. Henüz Atom Bombası nedir bilmiyordu. Ama görecek ve isyan edecekti bu olanlara kendi dili ile müzikle.

 Annesinin teyzesi Rosa Felegyan’nın ilk piyano notaları ile tanıştı müzikle gerisi zaten onun için kolaydı müzik yeteneğiydi… Beyoğlu Spor Kulübünde arkadaşlarını kıramadı ilk şarkısını söyledi. Daha sonra İlham Gencerin Desteği ile 1963’te Dinamikleri kurdu. O yıllarda (ben sebebini bilmiyorum araştırsam bulurum) babası müzik kariyeri yapmasını istemiyordu. Hatta rivayet odur ki adam tutup bir konserinde yuhalatmıştır oğlunu. Belli ki sevgisinden yapmıştır. Zira bizim memlekette davulcuya, zurnacıya kız verilmezdi belli ki o zamanlar. Henüz oynamaya başlamamıştık şıkıdım şıkıdım, bilinen anlamı ile metrekaremize hiç popçu düşüyordu.

Zirveye giden yol Cem Baba için meşakatli idi. 60lı yılların en iyi Türk Rock Gruplarından ki 70 lerde Türkiye’de ki ilk elektronik müzik tınılarını yapacak Gökçen Kaynatan orkestrasından çaldı. Kısa bir beraberlikti, ardından Cem Karaca ve Jaguarları kurdu. 1965’te isimlerinden olacak Altın Mikrofonda ön elemeyi geçemediler. Jaguar ne olaki Cem Baba mekanın cennet olsun. Yine 1965 yılında Cem Karaca askere gitti. O yıllarda Anadolu kültürü ile en önemliside Aşık Mahsuni Şerif ile tanıştı.

Bu tanışmadan sonrasını özet geçiçem. 1967 de Apaşlar Grubunu kurdu. Aynı yıl Altın Mikrofonda Emrah şarkısı ile ikinci oldu buna rağmen grup çok ilgi görmüştü. 1968 de ikinci hit parçası Resimdeki Gözyaşları ortaya çıktı. Apaşlardan sonra sırası ile Kardaşlar, Moğollar, Dervişan, Edirdahan gibi gruplar ile müzik çalışmalarına devam ederken 12 Eylül bulutları onuda sarmış mavi gözlü devin şiirlerini bestelediği içinmidir bilinmez yerinden yurdundan olmuştur. Yıllar sonra yurda dönüşü ile beraber tekrar bu topraklar üzerinde çınlamıştır davudi güzel sesi. Belkide isyandan ulvi bir sevgiye giden yolda geçirdiği evrimden olacak eleştirilmiştir. Kimi zaman döneklik ile de suçlansada mertçe şunu söyleyebilmiştir “Ben döneksem döndüm diye memleketime / Döndüm baba döndüm işte oh be”.

 Beşerin kirli siyasetini sevmem ama bir sanatçı sanatında suya sabuna dokunuyorsa hangi görüşten olursa olsun bence gerçek sanat ondadır. Cem Karaca canım ülkemin gerek çoğrafi gerekse siyasi olarak iklimi zor çoğrafyasında Can Baba’nın tabiri ile  bizim memlekette göte göt diyen ender insanlardandı bence.

İşte bizim için Mahellemizin Cem Karaca’sı böyleydi dağınık bilgilerimizin ötesinde melodilerdi. Bir ceviz ağaçıydı. Namus Belasıydı, Lastikleri inik hiç kullanmadığı Citroen marka arabasıydı. Geçerken selam verdiğimiz mahallemizin sakini, ünlüsüydü. Arkadaşlarımıza nispet sebebimizdi. 2000 yılında evine giren hırsızı şemsiyelerimiz, levyemiz ve polis desteği ile yakaladığımız amcaydı.

Türkiye’ye gelmiş geçmiş en iyi müzisyenlerden biriydi.

“ağaç olacağım, toprak olacağım, su olacağım, geleceğim yine geleceğim”

aşık mahsuni şerif

Ruhu Şad Olsun.


Beğendin mi? Arkadaşlarınla paylaş!

0
Umut

One Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bir Format Seç
Oylama
Neyin daha çok tercih edildiğini bulmak için yapılan oylamalar, anketler
Hikaye
Video, gif ve resimler eklenerek zenginleştirilebilen metin
Liste
Bildiğimiz, sevdiğimiz internet listeleri
Açık Liste
Submit your own item and vote up for the best submission
Caps
İstediğiniz resmi yükleyip üzerine yazı yazarak caps oluşturabilirsiniz
Video
Youtube, Vimeo veya Vine'dan videolar paylaş
Ses
Soundcloud ve Mixcloud'tan şarkılar paylaş
Resim
Resim yada GIF
Gif
GIF format